Felsefe Tarihi (Thales)

Yaşam

   Apollodorus’a göre Thales 624’te doğdu (39'uncu Olimpiyatın birinci yılı); Diogenes   Laërtius Thales’in 58’inci Olimpiyat sırasında 78 yaşında öldüğünü (548-545) yazar. Lidya kralları Aliattes ve Kroisos zamanında yaşadı ve Atina'lı Solon'un çağdaşıydı.  Heredotus'a göre ataları Fenikelilerdi. Babasının adı Eksamies, annesininki Kleobulina idi.

   Thales'in adı değişik yazarlar tarafından değişik kapsamlarda verilen Yedi Bilge listelerinde sürekli olarak bulunur.
Thales İyonya kentlerinin Kroseus'un egemenliği altında olduğu bir zamanda yaşadı. Onun devrilmesinden sonra (İÖ 548; Ol. 58, 1) bir özgürlük görünüşü yaratılmış olsa da kentlerin çoğu Pers yönetimi altında kaldı.
Heredotus’a göre başarılı bir devlet adamıydı. Hiçbir yazısı ve çağdaşlarından hiçbir kaynak saklanmamıştır.
Thales'ten yaklaşık 150 yıl kadar sonra yaşayan Heredotus şunları yazar (Tarihler I 170.3):
“İyonya’nın yok edilmesinden önce bile bir Miletos’lu olan ve ailesi başlangıçta Fenike’den gelmiş olan Thales tarafından yararlı öğütler verilmişti. İyonyalıları tek bir meclis kurmaya yöneltmiş, onun İyonya’nın özeği olan Teos’ta olması gerektiğini, ve başka kentlerde yaşamın sürdürülmesi ama bunların sanki kasabalarmış gibi görülmeleri gerektiğini söylemiştir.”

   Güneş Tutulmas
   Thales güneş tutulmasını hesaplayacak gökbilimsel bilgilerden yoksundu. Ama Sümer gökbilimcileri güneş ve ay tutulmaları için 223 aylık bir yinelemeli dönem (18 yıl, 10 gün, 8 saat) saptamışlardı ve Thales bu bilgiyi kullanmış olabilir. Diels Thales'in İÖ 585'teki tutulmadan 18 yıl önce 603'te Mısır'da yer alan güneş tutulmasına tanık olmuş olabileceğini belirtir. 585'teki güneş tutulması hemen hemen tamdı ve savaşan yanları savaşa son vermeye ve bir barış anlaşması yapmaya götürdü. Thales dünyanın küresel olduğunu, güneş tutulmasının ayın güneş ve dünya arasına girmesiyle yer aldığını bilmiyordu.
Heredotus ayrıca Thales'in Kirus'a karşı savaşa başlayan Lidya kralı Kroesus'a Halis ırmağını geçmede suyun yatağını değiştirerek yardımcı olduğunu yazar. "Bu," der Heredotus, "Yunanlıların kabul ettikleri öyküdür, ama ben Kroseus'un varolan köprüleri kullandığını ileri sürüyorum" (I, 75).
Mısır'a yolculuk yaptığı bilinen Thales'in geometriyi orada öğrendiği ve bu bilgiyi piramitlerin yüksekliğini ölçmek için kullandığı (Rodos'lu Hieronimos) ve onunla denizdeki gemilerin uzaklığını hesapladığı (Eudemus) söylenir.
Piramidin boyunu ölçmek için gölgenin uzunluğunun cismin uzunluğu ile eşit olduğu saati bekleyip Piramidin gölgesinin boyunu ölçmek yeterlidir.

   Zeytin Öyküsü
   Aristoteles'in anlattıklarına göre (Politika, A 1259a6), Thales meteorolojideki ustalığını kullanarak kış aylarında gelecek mevsimin zeytincilik için verimli geçeceğini tahmin etti. Buna göre Miletus ve Kios'taki tüm zeytin preslerini ucuza kiraladı. Zeytinler olgunlaşınca presleri kendi belirlediği bir ederle başkalarına yeniden kiraladı. Amacı onu yoksulluğundan ötürü kınayanlara yanıt olarak bilgelerin para kazanmada pek güçlük çekmeyeceklerini göstermekti.

   Çukura Düşme Öyküsü
 
 Yıldız seyrederken bir çukura düşen Thales'e bir köylü kadını gülerek ayağının altındakini bile göremezken gökte neler olduğunu bulmaya çalıştığını söyler. Hegel şöyle yanıtlar (Felsefe Tarihi, I):
"İnsanlar böyle şeylere gülerler ve övünçle felsefecilerin onlara bu tür şeyleri öğretemeyeceklerini söylerler. Ama felsefecilerin onlara güldüklerini anlamazlar, çünkü çukurlara düşmemelerinin nedeni her daha şimdiden orada yaşıyor olmaları ve yukarıda üzerlerinde nelerin var olduğunu görememeleridir."

    ‘‘Tüm şeylerin ilkesi sudur.’’
   Thales’in bu ilkesi Aristoteles tarafından aktarılır.
Bu ilke tekil durumların gözleminden türetilecek bir genelleme ya da tümevarım değildir. Aslında genellemenin tekil durumların bir gözleminden türetildiği görüşü bir yanılgıdır çünkü tekil durumlar yalnızca tekil durumlardır ve böyle alındıklarında üzerlerine ne denli düşünülürse düşünülsün, içlerine girip ne denli araştırılırsa araştırılsın, tüm parçaları çözümlense ve her köşesi didik didik edilse bile hiçbir zaman evrenseli göstermezler çünkü duyusal tekiller olarak böyle soyut bir kavramı, bir düşünceyi kapsamazlar. Hiç olmazsa evrenselin duyulur, gözlenebilir, ele gelir bir şey olmadığı kabul edilmelidir. Gerçekte, evrenseli çıkarsamak usun kendine özgü etkinliğinin bir işlevidir, tıpkı onun tekil durumların gözleminden türetildiği görüşünün kendisinin usun bir çıkarsaması olması gibi. Us doğal işleyişinde hiçbir zaman kendi özsel doğasını, kendi asıl işleyişinin biçimini bilmez. Genelleme ya da tümevarım tekil gözlemlerin bir sonucu değil, tersine kendisi usun tekil gözlemleri kucaklayıp kapsayan evrenselinin işlevidir.
Öte yandan tekil olan gerçekten de evrenseli baştan sona kapsar, saltık olarak ondan ayrılmazdır çünkü tekil olması ancak ve ancak evrensel olmaması yoluyla belirlenir ve bu olumsuzlama ise sözcüğün tam anlamıyla kapsamadır çünkü mantıksal olarak saltık olarak zorunlu bağıntıdır. Tekil kendinde Evrenseldir.
Thales'in ilkesi ile aynı zamanda sonsuza gerileme ortadan kaldırılır. İlke zamanda ve uzayda sonsuzdur.
Sonsuzluk tüm sonluluğu olumsuzladığı ölçüde aynı zamanda tüm belirlenimi de ortadan kaldırır ve arke biçimden yoksundur — evrensel düşünce. Bu analitik ilke gene de tüm türlülüğün başlangıcı olacak, var olan tüm sonlular (aralarında tanrılar da olmak üzere) ondan çıkarsa inanacaktır. Thales bu duyusal-gör gül düzlemde tutarlı olarak çıkarsamasını seyrelme ve yoğunlaşma süreçleri ile gör gül olarak yapar. Kavram arka tasarıda işlemektedir.
İlk felsefeciler ilk (arke) sorunu tartışırken ilkeden “varolan her şeyin ondan oluştukları, ilkin ondan geldikleri, ve sonunda onda yok oldukları birşeyi anlarlar.
Thales’in en yakın izleyicisi Anaximander’de aynı mantıksal ilke bulunur: “şeylerin ondan doğdukları yine şeylerin ona yok oldukları” bir şeydir.

   Matematik
   Thales 5 teorem keşfetti:
1. bir daire çapı tarafından eşit olarak ikiye bölünür;
2. ikizkenar üçgenin taban açıları eşittir;
3. kesişen doğru çizgilerin karşıt açıları eşittir;
4. bir yarım daire içine çizilen açı bir dik açıdır;
5. tabanı ve taban açıları verilen bir üçgen çizilebilir.
Bunlardan 4 dışındakiler Thales'e Proklus tarafından yüklenir. 4'üncü teorem Diogenes Laertius tarafından Pamfilia'dan yapılan bir alıntıda aktarılır. Öyküye göre o da Pisagoras'ın kendi adını taşıyan teorem durumunda yaptığı gibi tanıtlamayı yaptıktan sonra tanrılara bir öküz kurban etmiştir. Ama bu teoremlerin tanıtlamaları örneğin Öklides'in daha sonraki yöntemli tanıtlamaları gibi değildir.

   Doğa Felsefesi
  
Aristoteles ve Theofrastus Thales’in önermesini felsefenin başlangıcı olarak alırlar. Aristoteles’e göre Thales ‘doğa felsefesi’nin kurucusudur.
Simplikios (Fizik Üzerine Yorum, 23.29-33):
“Yunanlılara doğa incelemesini ilk kez Thales’in sunduğu söylenir. Theofastrus’un kendisinin kabul ettiği gibi birçokları tarafından öncelenmesine karşın, tüm öncüllerini onları gölgede bırakacak denli aşmıştır. Ama yazılı olarak arkada “Denizcilik Gökbilimi” denilen çalışmasının dışında hiç bir şey bırakmadığı söylenir.”

Buradaki bilgiler http://www.mevsimsiz.net adresinden alınmıştır.

Ana Sayfa                                                                         Sayfa Başı