Everest

                                                                                                                       Robin A. Palmer

   50 Yılın Tarihi

   29 Mayıs 1953'te Edmund Hillary ile Tenzing Norgay'in Everest'in karla kaplı zirvesine ayak basmasından beri dünya değişti. Binde fazla dağcı onların zirveye çıkan yolunu takip etti, 200'e yakın dağcı ise bu yolda hayatını kaybetti.

   “İşte George, o piç kurusunu yendik!” diye böbürleniyordu Hillary ekip arkadaşı George Lowe’a Tenzing’le birlikte daha önce 10 tırmanış denemesinin başarısızlıkla sonuçlandığı Everest’in doruğundan indikten sonra... Ama ne Hillary ve Tenzing ne de tırmanış lideri John Hunt, dağa şan şöhret için gelmişti. “Şöhret değildi aradığımız,” diye yazıyor Hunt ekibiyle ilgili olarak, “insanın doğaya ve kendi sınırlarına karşı ortak bir zafer kazanmasının övüncüydü.”

   Bu ay İngiliz tırmanışının 50. yıldönümü kutlanırken yüzlerce dağcının, Büyük E diye adlandırdıkları dağa tırmanması bekleniyor. Bu dağcıların bazıları rehberler eşliğinde zirveye ulaşabilmek için 65.000 dolara varan paralar ödeyecek. Bazılarıysa şöhret, para ya da rekor kitaplarında bir yer bulabilmek için gelecek. Ne amaçla gelirlerse gelsinler zirve yapmayı hedefleyen herkes, hayatta kalmanın her zaman çok güç olduğu 8000 metrenin üzerindeki Ölüm Bölgesi’yle yüzleşmek zorunda kalacak. Yedi kez zirve yapmış olan Pete Athans, “Everest’te ölmenin 100 yolu var” diyor. “Bu macera, korkularınızı ve cehaletinizi denetim altına alıyor.”

   Şanslı dağcılar başarılı olacak -2001 yılında, aynı gün içinde 89 dağcı doruğa çıkmıştı. Ama 175 can alan bu devin gücünü sadece aptallar küçümseyebilir. 1996’da babasının yaptığı gibi zirveye çıkan Tenzing’in oğlu Jamling, dağa saygı ve tevazuyla yaklaşmak gerekir, diye yazıyor. “Everest’in doruğunda insana ancak izleyici olma izni verilir... o da az bulunur ve çok kısa bir an için.”

   Bunu Biliyor muydunuz?

   Birinin Everest Tepesi'ne tırmandığını duyduğunuzda, Edmund Hillary ile Tenzig Norgay'in 1953 yılında kullandığı güney rotasını kullandığını varsayarsınız. Zaten tırmanıcılar, Khumbu Buz Şelalesi'nden başlayıp Batı Çanağı'yla devam eden, Lhotse Yüzü'ne, sonra da Güney Geçidi ve Hillary Stepi'yle zirveye ulaşan bu güzergahı diğer bütün yollaradan daha fazla kullanırlar. Bununla birlikte, çoğu popüler güzergahtan daha güç olan 14 güzergah daha vardır

   Örneğin Tibet'te başlayan Batı Sırtı güzergahını ele alalım. Bu güzergah da neredeyse Güney Geçidi kadar popüler olmakla birlikte biraz daha güçtür.Uluslararası dağcılık rehberlerini konu alan International Mountain Guides'tan Eric Simonson'un da açıkladığı gibi, Kuzey Sırtı'nı tırmanmanın teknik açıdan güçlüğü yalnızca arazi yapısıyla sınırlı değildir. Buraya tırmanmak aynı zamanda özellikle dikkatli hatta sezgilerin ötesinde planlama gerektirir. Simonson, Kuzey Sırtı tırmanıcılarının zamanın çoğunu yumuşak kayalık ve buzlu zeminde dik ve yavaş yürüşle geçirdiklerine işaret ediyor ve "kramponlarınızın bu şeye tutunması çok zor" diyor. İşleri daha da zorlaştırırcasına, Kuzey Sırtı'nın coğrafyası son kampın, Güney Geçidi'ndeki son kamptan çok daha yüksek bir yerde kurulmasını gerektiriyor. Simonson göre sonuç "Kuzey Sırtı tırmanıcılarının yüksek rakımlarda daha uzun süre geçirmek zorunda kalmaları, bu da güzergahı kendiliğinden daha zorlayıcı hale getiriyor." Bu zirveyi bekleyen bir diğer güçlük de, doruğa çıkılacak gün Kuzey Sırtı boyunca uzun bir geçişin olması. Rehber bu durumun "çok fazla yanal yol alınması, bunun da inişte gerçekten önem kazanması" anlamına geldiğini söylüyor. Burada dikkatli planlama son derece önemli. Tırmanıcının Kuzey Sırtı'ndaki zamanının o kadar çoğu yüksek rakımda kaya ve buzlar üstünde yürümekle geçiyor ki, oldukça zor olan dönüş için yeterince oksijen ve enerjisinin kaldığından emin olması gerekiyor; en azından zirveye tırmanabilecek kadar. Simonson "Esas olarak, hem mecazi hem de gerçek anlamıyla inişi yapmak için deponuzda yeterince gazın olması gerekiyor. Rezervlerinizin yüzde 50'den fazlasını yukarı çıkarken tüketemezsiniz, çünkü diğer yarısında inerken mutlaka gereksinim duyacaksınız" diyor. Simonson'un kuzey tarafında tırmanıcıların yaşadığını gördüğü en yaygın sorunun, teknik olarak zorlayıcı olan zirveden kampa doğru inerken yapılan geçişin süresini hafife alıp, kampa ulaşmadan oksijensiz kalmaları olmuş. Sonuçta durumu "yüksekte rakımda uzun süre geçirmek ve her iki yönde yapılan geçişlerin aldığı zaman Kuzey Sırtı'ndaki bir çok kişiyi gafil avlıyor" diye açıklıyor. Bazen "buradan gerisi yokuş aşağı" diyebilmek işi çok da kolaylaştırmıyor.                      
                                                                                 
kaynak: www.nationalgeographic.com.tr

Ana Sayfa                                                                        Sayfa Başı